Info

burada aklımı çelen şeyler var; eğitim, bilim, DGS ve mimarlık.

Posts from the Genel Category

Kafası bir şeylere atmış olan bir dostun en bedbaht anında senin iyi geleceğini de düşünerek, yanına geliyor ya; o an ‘iyi gelmeler’den bağımsız, onu çok sevdiğinden, samimice ayağa kaldırmak istiyorsun hani; işte o an en gereksiz şeyleri yapmıyor musun? O an en anlamsız şeyleri söylemiyor musun? Ezbere kaçan tüm temenniler yakana yapışmıyor mu anlık? O dostu bu durumdan kurtarmak istedikçe daha da çirkinleşmiyor mu haliyet-i ruhiyen?

Çirkinleşiyor.
Çünkü anlıyorsun ki o çok sevdiğin dostun aslında ayağa kalkmak filan istemiyor. Dillere pelesenk olan ‘carpe diem’ mottocularına inat, kafasını bozan şeyin bu kedere değer olduğunu anlıyorsun.
Anlıyorsun.
Anlıyorsun; seni de yanına, dibe çeken o dostu.

Başka meyanlarda ve hallerde anı yaşamıyor musun o an, omuz omuza? Ve artık sen de en az onun kadar yalnız hissetmiyor musun? Onun kadar çağresiz? Birlikte koca bir bohemya imparatorluğu kurmuyor musun? Samimice verdiğin tüm gereksiz uğraş, yerini bir sessizliğe bırakmıyor mu sonunda? Bırakıyor ve sadece ikinizin vâkıf olduğu bir sır çıkıyor ortaya; sessizliğin anlamı.

Gün aydığında, bulutlar çekildiğinde artık tüm kederler daha asil, dertler kadifeli olmuyor mu?
Oluyor.

erkan özcan
konya’da bir yer/ kasım 2016
fotoğraf: mudurnuda bir evsiz

twitter | instagram

erkan özcan in Genel

– emlâkçı gibi konuşuyorsun.

+ Sıkılmadın mı şu evden? peki şu tatsız kentten? çok güzel bi’ yer var bildiğim… güneş pırıl pırıl ve su ise berrak; suyun üzerinden yansıyan güneşi, delikanlıca  yüzümüze vuran güneşten daha çok severiz. Ayaklar yalın, dizler kum, tüm yeşiller fıstık ve dertlerin hepsi biraz bohem. dillerimiz, dondurmalı bir rengin izlerine karışıyor ve arka bahçeler çıplak sözlere hazırlanıyor. ama dur… şimdi ben sana, oraya dair tüm bildiklerimi, gördüklerimi ve duyduklarımı anlatsam ne olur?

– ne olur?

+ görmek istediğinle istediğin kadar ortaklaşırsın, belki gün içinde benim sayemde birazcık teselli de bulursun; hattâ gülümsetebilirim bile seni. ama yine de, her şey iyiye gider gibi olsa bile, ayakların tut ki seni oraya götürüyor olsa bile, alışkanlıkların seni kemirir; alışkanlıklarını değiştirsen bile meselâ sevdiğin bir yakınınla aran aniden bozulur, olmadı; kafan olmadık bir şeylere atıverir.

– meselâ?
Okumaya devam et

erkan özcan in Genel