Info

burada 2016 DGS serüvenim ve tecrübelerime yönelik dgs çalışma yöntemleri, eğitim hakkında ve üretkenlik ile ilgili ayrıca aklımı çelen her şey var.

Uyandım.

Her şeyden kuşku duyan bir Descartes hiçbir zaman olamadım. Hatta bundan bile kuşku duyamadım. Oysa benim, her şeyden kuşku duyabilen ne çok arkadaşım var.

Anladım.

Bugüne kadar hep sezgisel yönelimlerle dogmatik inanışları bilinçli biçimde tercih eden ben, bugün, tüm bu sebepsiz güveniverişlerimi terk ediyorum. Bugün, taş kalbim olsun isiyorum. Günlük hayatta tesadüfen karşılaştığım süper kahramanlar, senden benden replik yürüten şark kurnazları, sahici acılarına rağmen halen ayakta durmayı tecih eden sefalet kuşları, evet, bunların hiçibiri, olduklarından daha az ya da daha çok gerçek değiller. Yalnızca, var oldukları kadarlar ve bugüne kadarki tüm dogmalarımı, köklerinden itibaren terk ediyorum. Bugün, gerçek anlamda bir taş kalbim olsun istedim. Ve sanırım…

Başardım. Başarıyorum…

Bir güzel adam tanıyorum, 17 yıldır birlikte yaşadığı köpeği öldüğü vakit dahi kalbi yaralar bağlayan. Bunu bile bile, bugün, bu hiç umrumda olmasın istedim. Örneğin sokaklarda iç savaş çıksa yarın, bu güzel adamın kendi köpeği için tuttuğu yasla bir başkasının iç savaşta birbirini boğazlayan insanlar için tuttuğu yas arasında bir fark bulmamam gerektiğinin farkına vardım. Hatta bir köpeğin hayatı, bir insanın hayatına göre gözüme daha anlamlı, daha sahici, daha cana yakın gelebiliyor iken son birkaç gündür, şu an, ikisi de hiç ama hiç umrumda olmasın istiyorum. Ama halen, o köpeğin yok oluşu, bana daha sahici geliyor. Yanılmam mümkün ama yanılmaktan çekinmiyorum. Çünkü hayat denilen zamazingo, ancak bu kadar gerçek: Olduğu kadar. Ve ben, bugün, tamı tamına böyle hissediyorum.

Uzun süredir tek satır yazmayan ben, bugün, taş kalpli bir başka adam olarak, yeniden yazmaya başlıyorum. Yani, yeni benliğim ile aslında ilk satırlarımı yazıyorum. Hiçkimseyi bir şeylere inandırmaya çalışmak, birilerine estetik parçalar sunmak, dozaşırı bir aşk ile kaleme sarılmak istemiyorum. Yazı, bir intikam yolu olabileceği gibi aynı zamanda bir özyıkım da olabiliyor çünkü. Onu o kadar ciddiye de almadan, “ben” kavramını da yabancılaştırıp, atmosfere birkaç sözcük bırakmak geliyor içimden; hepsi bu. “Beklentisiz, yargılamadan ve yadırgamadan” buradayım. Nedenini hiç merak etmiyorum, yalnızca, bana “bunu yapmalısın” diyen tuhaf bir sesi bugün yeniden duydum; hepsi bu. Bugün, tüm boktan alışkanlıklarımı, tüm inançlarımı, aidiyetlerimi, aşkın kavramlar karşısındaki gereksiz hassasiyetlerimi, tüm kendimi kandırmalarımı terk ediyorum.

Hiç beklemediğim bir anda, biri şöyle dedi bugün: “Senden bir şey beklemiyorum ama kendinden bir tane daha klonlar mısın benim kullanımım için? Hürmüz’ün de dediği gibi gökten erkek yağar mı? Yağarsa, senden bir tane daha olur mu? Olursa, ne tarafa doğru yağarsın?”

Tüm taş kalbimle, cevap vermek istemediğimi söyledim.

Başardım.

Hiçbir şey yapamayabilirim, ama en azından, artık bunu yazabiliyorum.

Merhaba cesur yeni dünya: Yeni “ben” olarak buradayım.
O eski “ben”in yabancısına -durma- selam çak.

Bildiğim, sahip olduğum, sahip olduğumu sandığım her şeyi terk edebileceğim bu noktadan sana yeni bir şeyler getirdim çünkü. Aile, sevgili, evcil hayvan, okul, iş, alışkanlıklar ve sahip olduğumu düşündüğüm her şey, çektiğim nefes bile, terk edilebilir şeyler benim için ve bunu söylemekten hiç ama hiç çekinmiyorum. Her şeyden kuşku duyabilen bir Descartes olamamak halen iyi değil; biliyorum, ama artık, kuşkularla dolu insanlardan kuşku duymaya başlamayı tercih edebilecek kadar cesur olduğumun farkındayım.

Beklentisiz, yargılamadan ve yadırgamadan.
Gelişine sert volelerle.

Necip Fazıl’dan ilk bakışta hiç hoşlanmamış olsam da, şimdi, kendisine ve birçoğuna geç kalmış olmamın pişmanlığıyla, sevdiğim tüm yazarları da terk ederek, yeni bir sayfa açıyorum kendime:

“Bir akıl gelecek ki, akıllar delirecek. Ve bir devrim, evvela devrimi devirecek.”

Söyle Hürmüz, duyuyor musun?

yeni bir yer/ağustos 2017

1 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 51 vote, average: 5,00 out of 5 5,00

1 kişi bu yazıyı oylamış. Peki siz yazılanları faydalı buldunuz mu? Olumlu/olumsuz tüm değerlendirme ve eleştirileriniz benim için bir motive kaynağıdır ayrıca diğer tüm okuyucular içinde yardımcı olacaktır.

erkan özcan in Genel

Yorumlar

One Comment

Post a comment
  1. t.tomak #
    Ağustos 7, 2017

    duyuyorum.

Leave a Reply

Basic HTML is allowed. Your email address will not be published.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.